& AyRıLıK &
Ayrılık… Hiç birimizin sevmediği ve hoşlanmadığı bir sözcük olsa gerek. Ayrılık, istesek de istemesek de hep hayatımızda olan bir gerçek. Ayrılığın nedeni kimi zaman bir kavga, kimi zaman mesafeler, kimi zaman anlayış farkları, kimi zaman da; bizi en çok etkileyen “ölüm” oluyor. Hep kitaplar yazar ya hani biz de destekleriz söylediklerimizle ya da yaşadıklarımızla; ayrılığın en zoru ve en dayanılmazı “sevip de ayrılmaktır, ayrı düşmektir” diye. Hemen hemen hepimizin bunu destekleyecek bir deneyimi vardır herhalde. Ayrı düştüğümüz; kimi zaman bir arkadaş, yeri doldurulamayacak bir dost, kimi zaman hayatımızın merkezine oturttuğumuz sevgili, kimi zaman da çok sevdiğimiz bir yakınımız olur.
Her ayrılık hayatımızda bir boşluk oluşturur muhakkak. Acı çekeriz, üzülürüz, kaybettiğimiz kişiyle yaşadıklarımızın tekrarı olmadığını bilmek, onu bir daha göremeyeceğimizi, sesini duyamayacağımızı, ona dokunamayacağımızı bilmek üzer belki de bizi. Sevgiyle orantılıdır çektiğimiz acı, duyduğumuz özlem… Hayatımızda ne kadar önemli bir yer kaplıyorsa ayrı düştüğümüz insan, o kadar büyük olur hayatımızda ve kalbimizde bıraktığı boşluk…
“Her ayrılık bir yenilgidir” diye, bile düşünebiliriz zaman zaman. Bu bazen öyle noktaya gelir ki, hayatla bağlarımızın zayıfladığını ve kopma noktasına geldiğimizi düşünürüz. Yaşamın anlamını sorgularız kendi içimizde, kaybetmiş olmanın verdiği acıyla. Hiçbir şey bizi oyalamaz, avutmaz “o” gittikten sonra… Bu ayrılık üzerine söylenen her söz, verilen her nasihat bize edilen bir küfürdür adeta, o ruh hali içindeyken.
Elbetteki her ayrılık zordur ama ölümün getirdiği ayrılık karşısında yapılabilecek hiçbir şey yoktur, sabretmekten başka…Ölümü kabullenmek ve bir dahaki buluşmaya kadar sabretmek…
Her ayrılık hayatımızda bir boşluk oluşturur muhakkak. Acı çekeriz, üzülürüz, kaybettiğimiz kişiyle yaşadıklarımızın tekrarı olmadığını bilmek, onu bir daha göremeyeceğimizi, sesini duyamayacağımızı, ona dokunamayacağımızı bilmek üzer belki de bizi. Sevgiyle orantılıdır çektiğimiz acı, duyduğumuz özlem… Hayatımızda ne kadar önemli bir yer kaplıyorsa ayrı düştüğümüz insan, o kadar büyük olur hayatımızda ve kalbimizde bıraktığı boşluk…
“Her ayrılık bir yenilgidir” diye, bile düşünebiliriz zaman zaman. Bu bazen öyle noktaya gelir ki, hayatla bağlarımızın zayıfladığını ve kopma noktasına geldiğimizi düşünürüz. Yaşamın anlamını sorgularız kendi içimizde, kaybetmiş olmanın verdiği acıyla. Hiçbir şey bizi oyalamaz, avutmaz “o” gittikten sonra… Bu ayrılık üzerine söylenen her söz, verilen her nasihat bize edilen bir küfürdür adeta, o ruh hali içindeyken.
Elbetteki her ayrılık zordur ama ölümün getirdiği ayrılık karşısında yapılabilecek hiçbir şey yoktur, sabretmekten başka…Ölümü kabullenmek ve bir dahaki buluşmaya kadar sabretmek…
